İstanbul’da haziran sergileri

0

İstanbul, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de 2020 yılı sanat etkinliklerinden yoksun bir şekilde geçti. Sosyal mesafeye ve yeni önlemlere uyduğumuz şu günlerde, kültür ve sanat kurumları her zorluğa karşı sergi açmaya devam ediyor. Her ne kadar önceki yıllarda yapılan coşkulu açılışlar olmasa da 2021 yılında sanat severleri muhteşem sergiler bekliyor. Sizler için derlediğimiz Haziran 2021 sergilerine ve içeriklerine hep birlikte göz atalım.

Parallel Universe, Ouchhh Stüdyo, Osman Hamdi Bey Eserleri Sergisi

Şu ana kadar 50’den fazla şehir ve ülkede, bilim-sanat-teknoloji ekseninde sanat yerleştirmelerini milyonlarla buluşturan ödüllü Ouchhh Stüdyo‘nun eserleri, 11 Haziran 2021 tarihinden itibaren, Ataşehir – DasDas‘ta sergileniyor. Stüdyonun DasDas’a özel olarak ürettiği, yapay zeka ve veri eserlerinden oluşan Parallel Universe sergisinde sizi “Yapay Zeka Van Gogh Veri Boyama Deneyimi“, “Şiirsel Yapay Zeka“, “Göbeklitepe Mimari Veri” ve “Osman Hamdi Bey Eserleri” başlıklı üzere dört eser ve dört deneyim bekliyor.
Bilim-sanat-teknoloji ekseninde sanat yerleştirmelerini milyonlarla buluşturan ödüllü, Ouchhh Studyo’nun eserleri, Zenger küratörlüğünde DasDas’ta sonunda Türkiye’de seyirci ile buluşacak.

Yapay zeka ile tabloların içinde gezilecek

Her biri 35 dakika sürecek seanslarda, yapay zeka sayesinde Van Gogh tablolarını sadece görmeyecek aynı zamanda tabloların içinde gezinebileceksiniz. Van Gogh eserlerinin renkleri ve şekilleri içeriğimizin temelini oluşturacak. Ardından kendi topraklarımıza dönüp ilk Türk arkeolog Osman Hamdi Bey’in en ünlü ve önemli eserleri günümüz teknolojisiyle buluşacak, sarmalayan bir sergi deneyimi yaşayabileceksiniz. Arkeolog Osman Hamdi Bey’den insanlığın bildiğimiz bütün tarihini değiştiren bir yere Göbeklitepe’yi ziyarete gidebileceksiniz. GAN ve yapay zeka algoritmalarıyla tarihi aydınlatan figürleri yeni bir bakış açısıyla görebileceksiniz. Bu şiirsel yolculuğa bir de makine öğrenimi ve yapay zeka algoritmalarını kullanarak, dünyanın kaderini değiştiren bilim adamları tarafından yazılan ışık, fizik, uzay-zaman hakkında milyonlarca satır teori, makale ve kitaptan öğrenen yapay zeka, gerçekliğin bilimsel bilinçli Şiirsel Kırılması oluşturarak tarih yazacak ve bu deneyime de şahit olabileceksiniz.

C.A.M. Galeri Let It Be, Karma Sergi

C.A.M. Galeri sezonun son sergisi olarak tasarladığı grup seçkisini 3 Haziran – 25 Temmuz 2021 tarihleri arasında sergiliyor. “Let It Be…” sergisi, Sidar Baki, Neslihan Başer, Ayşe Bezenmiş, Mahmut Celayir, Leo Ferdinando Demetz, Oğuz Kaleli, Serdar Kaynak, Nihal Martlı, Jochen Proehl ve Serpil Mavi Üstün’ün işlerini bir araya getiriyor.

Akışına bırak ve hayata devam et

Paul McCartney on dört yaşında kaybettiği annesini bir gün rüyasında görür ve bundan etkilenerek ‘Let it be’ yi yazar. ‘Akışına bırak ve hayata devam et’ mesajıyla zihinlere kazınana bu şarkı sözleri içinde bulunduğumuz döneme işaret ederken; sergi de sanatçıların öznel yorumlarını ve eserlerinin bir arada diyalogunu sunuyor.
Farklı kuşaklardan sanatçıların, birlikte sergilenecek çağdaş ve modern eserlerinin, maddesel ve öznel dışavurum çeşitliliğinin yanı sıra ortak noktaları, eserlerin pandemi döneminde ortaya koyulmuş olması.

Arter Koleksiyon – Tedbir Sergisi

Tedbir sergisi, 3 Haziran-20 Şubat 2022 tarihleri arasında Arter Kolleksiyonda sanatseverleri bekliyor. Sanatçı, sanat kurumu, sanat eseri ve izleyici arasındaki ilişkiler etrafında kurgulanan Tedbir, Arter Koleksiyonu’ndan bir araya getirilen yapıtlar yoluyla sanatın üretim, muhafaza ve sergileme pratiklerine odaklanıyor. Sergi, çoğu kez izleyicinin tanık olmadığı hazırlık ve müzakere süreçlerini, kültürel, ideolojik, hiyerarşik ve ekonomik bağlamların şekillendirdiği güç dinamiklerini anlatıyor. Bunun yanı sıra, sanatın kendine özgü zaaf, hassasiyet ve kırılganlıklarını konu ediniyor. Sergide Arter Koleksiyonunda yer alan 11 sanatçının 13 eserine yer veriliyor. Küratör, Emre Baykal. Sanatçılar, Hamra Abbas – Halil Altındere – Rogelio López Cuenca – Burak Delier – Lamia Joreige – Ali Kazma – Alicja Kwade – Serkan Özkaya – Walid Raad – Canan Tolon – Nasan Tur.

Arter Koleksiyon – Füsun Onur: Opus II – Fantasia Sergisi

Müziği duyduğumda, ona neredeyse dokunabilirim.
Yumuşak veya sert, ağır veya hafif, ışıltılı ya da karanlıktır.
Müziğin yarattığı mekânı algılarım. “ Füsun Onur”
Füsun Onur‘un, diğer pek çok yapıtında olduğu gibi doğrudan müziksel referanslar taşıyan yerleştirmesi Opus II – Fantasia‘yı, 3 Haziran 2021 – 20 Şubat 2022 tarihleri arasında Arter Koleksiyonda görebilirsiniz. Bu yerleştirmede sanatçı, dört sıradan nesneyi müziğin mecrası ve unsurları olarak kullanıp, mekanı ve zamanı ritim ve varyasyonlarla yorumluyor. Füsun Onur‘la bu buluşma, her zaman olduğu gibi gözlerinize ve ruhunuza olduğu kadar kulaklarınıza da hitap edecek.

x-ist – Kesişme VI

x-ist, yaz aylarında galeri mekanını genç yetenekleri bir araya getirdiği keşif serisi Kesişme‘ye ayırmaya devam ediyor. 2004 yılında, genç sanatçıların evrensel fikre dayalı eser üretimini destekleme amacıyla yola çıkan ve gelenekselleşen bu seri, başarılı sanatçıların kariyerine ivme kazandırıyor. 3 Temmuz 2021 tarihine kadar sürecek bu altıncı edisyonda, Burak Dak‘ın kağıt üzerine farklı tekniklerle, Gökhan Gökseven‘in keten üzerine yağlı boyayla ve Metin Alper Kurt’un mermer ile çalışarak sergiye özel hazırladıkları yapıtları yer alıyor.

SALT Galata – Deniz Gül: Kazı ve Yüzey Sergisi

Sözcüklerin çok yönlülüğü ve çeviri çalışmaları üzerine araştırmalar yapan sanatçı Deniz Gül, dil kavramına bir sanat biçimi olarak ilgi duyar. Pratiğinin temel unsurları olan metin, heykel ve enstalasyonları -bir his, fikir ya da rastlantının canlandırılması gibi- sesten yola çıkarak söz, nesne ve eylemleri dile getirmeye odaklanır. Ardışık programının ikinci sergisi Kazı ve Yüzey‘deki işlerinde şimdiye dek başvurduğu görsel mecralardan uzaklaşan sanatçı, dilin yalnızca bir iletişim aracı şeklinde tanımlanmasına karşı, üretiminde sözcükleri kullanır. “Dil nasıl icra edilir? Ekonomik, ekolojik ve toplumsal kriz zamanlarında sözcüklerin süreçlere müdahilliği ve etkileri nasıl takip edilir?”

Program yıl boyu Salt galata’da devam edecek

SALT Galata’nın üç katı ve çevrimiçi ortamda sunulan serginin ziyaretçilerini, bu sorulara duyduğu meraka ortak etmeye öncelik veren Gül, dille kurulan bildik ilişkilere yeni bakış açıları geliştirmeyi amaçlıyor.
SALT’tan Amira Akbıyıkoğlu ile Farah Aksoy tarafından hazırlanan ve sanatçılar Barış Doğrusöz, Deniz Gül, Volkan Aslan, Aykan Safoğlu ile Fatma Belkıs ve Onur Gökmen’in sergilerinden oluşan Ardışık programı yıl boyunca SALT Galata’da devam edecektir.

SALT Beyoğlu – İklimcil: Mevsimler Sürüklenirken Sergisi

İnsan faaliyetleri iklimleri değiştirirken nasıl beslenilmesi gerektiğini inceleyen İKLİMCİL: Mevsimler Sürüklenirken, hem bir sergi hem de iş birliklerine dayalı bir kamu programı olarak 22 Ağustos 2021 tarihine kadar SALT Beyoğlu’nda gerçekleştiriliyor. |
Etçil, hepçil, yerelci, vejeteryan ya da vegan beslenmeden farklı biçimde, İKLİMCİL kavramı bir ürünün içerdiklerinden ziyade, gıda üretimi ve tüketiminin seyrini etkileyen alışılmadık mevsim koşulları ve iklim olaylarıyla ilişkisi üzerinden tanımlanıyor. Bugünün gıda altyapısı ve yeme içme alışkanlıklarını, sistemli bir sürekliliği olmayan, art arda yaşanmayan, aralarında bir bağlantı ve tutarlılık bulunmayan yeni kuraklık döngüleri, bozulmuş yağış düzenleri ve kıyı dönüşümleri şekillendiriyor. Bu konudaki projelerinin kapsamını SALT’ın davetiyle genişleten, Londra merkezli Cooking Sections (Daniel Fernández Pascual ve Alon Schwabe), bir zamanların mevsimlerine, haritadan silinen bölgelere ve geleceği meçhul kıyılara doğru bir yolculuk sunuyor.

Borusan Contemporary – Düş Suda Sergisi

Borusan Contemporary’nin 2020 yılının Mart ayında açılması planlanan ancak karantina nedeniyle ertelenen koleksiyon sergisi Düş Suda 7 Nisan -6 Mart 2022 tarihleri arasında sanatseverlerle buluşuyor. Sağlık önlemleri kapsamında kısa bir süre daha ziyarete kapalı olacak olan Perili Köşk’teki sergi, sanal teknolojilerin sağladığı çeşitli imkânlar sayesinde izleyicilerine özel bir deneyim sunacak.
Dr. Necmi Sönmez küratörlüğünde sanatseverlerle buluşan sergi, Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndan bir seçkiyi, Türk şiirinin güçlü kalemi Edip Cansever’in aynı adlı şiiriyle ilişkilendirerek, koleksiyona disiplinler-üstü bir okuma önerisi getiriyor.
Peter Coffin, Thierry Dreyfus, Boomoon, Ellen Kooi, Frank Thiel, Michael Wolf, Antti Laitinen, Rafaël Rozendaal, Jim Campbell, Marizio Nannucci, Hans Kotter gibi güncel sanatın önemli isimlerinin işleri, Cansever’in dizeleri bağlamında yeniden yorumlanıyor. Borusan Contemporary, AR ve VR teknolojilerini izleyici deneyimine dahil eden kurgusu ve kamusal alana yayılan seçkisiyle, yeni medyanın sınırları aşan gücünden beslenen, heyecan verici bir sergiye yer veriyor. Adını bir Edip Cansever şiirinden alan Düş Suda sergisiyle Borusan Contemporary koleksiyonu bu kez Perili Köşk’ün dışına taşıyor ve koleksiyonda yer alan 12 eser, Kuruçeşme-Emirgan hattında belirlenen rotada seçili noktalarda sergileniyor. Yeni medya sanatının, görsel sanatlara getirdiği yeni ifade olanaklarını ve izleyici ile kurduğu etkileşimli ilişkiyi merkeze alan sergi, şiirin evrensel dili ile çağdaş imgeler arasında kurduğu bağın gücüyle size unutulmaz bir deneyim yaşatıyor.
Pera Müzesi – Etel Adnan: İmkansız Eve Dönüş,

İstanbul Modern – Şakir Eczacıbaşı: Seçilmiş Anlar Sergisi

İstanbul Modern, “Şakir Eczacıbaşı: Seçilmiş Anlar” sergisinde, 1960’lı yıllarda fotoğrafla ilgilenmeye başlayan Şakir Eczacıbaşı’nın (1929-2010) çalışmalarından bir seçkiye 30 haziran 2021 tarihine kadar ev sahipliği yapıyor. Sergi, aralarında İstanbul Modern Fotoğraf Koleksiyonu’ndan da pek çok çalışmanın yer aldığı 300’ü aşkın fotoğrafa yer veriyor.
Sanatı “dünyayı belli bir kişisel yorumla yeniden üretme uğraşı” olarak özetleyen Şakir Eczacıbaşı, fotoğrafın yanı sıra kültür sanat alanında önemli roller ve Türk Sinematek Derneği kuruculuğu ve İstanbul Kültür Sanat Vakfı Yönetim Kurulu Başkanlığı gibi görevler üstlendi. Dönemin kültür sanat alanına yön veren isimlerinden biri olan Eczacıbaşı, fotoğrafladığı öznelerin “içinde bulundukları ortamla, diğer insanlarla, araçlarla ve yollarla kurdukları ilişkiyi” aktarmaya çalıştı.

Seçilmiş anlar

“Seçilmiş Anlar”, Eczacıbaşı’nın fotoğrafçılık kariyerine başladığı 1960’lı yıllarda çektiği, “renklerin uyarıcı ve duygusal etkisinin” peşine düşen izlenimci fotoğraflarının yanı sıra 1980’lerden itibaren fotoğraf medyumunun biçimselliğini sorgulayan ve gündelik hayatın devinimini, belirsizliklerini ve değişimlerini yansıtan üretimlerini izleyicilerle buluşturuyor. Sergi, sanatçının, kuşağında sıklıkla hissettiğimiz “evrensel bir iletişim arama” arzusunu gözler önüne seriyor.

 

Share.

About Author

Leave A Reply