Darağacında üç fidan

0

1960’lı yılların ikinci yarısı geldiğinde dünyanın pek çok yerinde umutlu ve heyecanlı gençlik hareketleri yaşanmaya başlamıştı. Soğuk savaş devam ederken, hem Batı’da hem de Doğu Bloku ülkelerinde (Çekoslovakya) “daha fazla özgürlük” talebiyle gençler politik otoriteye meydan okumaya başladılar.

İngiltere ve Amerika’da çiçek çocukları ve ‘hipi’ler bir tür pasif toplumsal direniş sembolü olurken; Che Guevara Afrika ve Güney Amerika ülkelerinde (sonu kendi ölümüne kadar uzanacak) silahlı eylemlere girişmişti. Mayıs 1968’de Paris’ten başlayarak tüm Fransa öğrenci eylemleriyle çalkalanırken Çekoslovakya’da 1968’de başlayacak Prag baharı ise Sovyet tanklarının altında ezilecekti.

Dünyada bunlar yaşanırken, Türkiye’de sol örgütler ve üniversite gençliği de politika sahnesine ‘daha aktif ve heyecanlı’ şekilde dahil olmaya başladı. Bu gruplardan bazıları ‘anti-emperyalist gerilla mücadelesi’ başlattıklarını söyleyerek Türkiye’de sol bir devrim başlatmak üzere silahlı eylemlere başlamışlardı.

Türk solunun ve genel anlamda Türk siyaset tarihinin o dönemde yaşadığı olaylar, dünyanın o günkü konjonktürü içinde değerlendirilirse daha iyi anlaşılacaktır.

Share.

About Author

Her zaman doğru, daima net. Takip edin twitter veya instagram

Leave A Reply