Bu bir veda değildir!

0

 

…yıllarca sonra mehtaba baktığın vakit
üzüntü çekmemek için,
ya insanlarda yürek dediğin taştan olacak,
yahut da dehşetli namuslu olacak yüreğin,
Kazım’ınki taştan değildi çok şükür,
fakat namuslu
Ne malûm? dersen
Dövüştü pir aşkına,
yaralandı birkaç kere
ve saire.
Ve kavga bittiği zaman
Ne çiftlik sahibi oldu, ne apartıman.
Kavgadan önce Kartal’da bahçıvandı,
kavgadan sonra Kartal’da bahçıvan

Biz jurnal.net’in 20’nci yaşını kutlamaya hazırlanırken, büyük usta Nazım’ın Kuvayı Milliye Destanı’nda yer alan bu şiiri de nereden çıktı diyeceksiniz…
Aslında bu şiir benim hayatımın da bir özeti.
1 Mayıs İşçi Bayramı’nın akşamı çilingir eşliğinde eve giren polislerin seslenmelerini cevapsız bırakmamdan anlayacağınız gibi artık küresel köy denilen dünyadan ayrıldım.
Bu şiiri bugün yazmamın sebebi ise bundan sonra kendi hayatıma dair benim yapacaklarımın sonlanmış olması.
Laf aramızda yıllar sonra da yazsaydım, eminim ki özette bir değişiklik olmayacaktı.
Çünkü tıpkı Kazım gibi, her kavgadan sonra yine han hamam sahibi olmayacaktım.

***

Kalp krizi babamı 40’lı yaşlarında bizden almıştı, ben de 50 yaşını tamamladıktan sonra yine kalp krizi ile sizlerden ayrılıyorum.
Ben gittikten sonra birçok arkadaşım ardımdan gözyaşı dökmüş ve dökmeye de devam ediyormuş. Bir çift sözüm var onlara:
“Aldırma gönül” derdi babam, lütfen harab etmeyin kendinizi…

***

“İyi, dürüst bir insandı” demiş herkes. İşte bu benim için en büyük şeref.
“İyi gazeteciydi” demiş birçoğunuz, adıma ödül verecekmiş Ekonomi Gazetecileri Derneği, onur duydum.
Çünkü bu zamana kadar hep doğrunun yanında olmaya çalıştım, bana doğru gelmeyen hiçbir şeyi savunmadım.
Ama ben savundum diye onlar da hep doğru çıkmadı…
Tabii ki ben de yanıldım…
Ve her yanılgı, beni yeni bir doğru ile tanıştırdı.
Diyeceğim o ki; iyi ve dürüst olmak bir erdem değil, bir tercihti.
Bugün aynı tercihi yapanların yanında olduğumu görmek gurur verdi.

***

İnsanları çok sevdim.
Yüzünü bile görmediğim insanları daha çok sevdim…
Ve arınızdan ayrılırken birçoğunuzu üzdüğümü görüyorum.
En çok da annemi…
Canım annem benim…
Ama lütfen bağışlayın, isteyerek yapmıyorum…

***

Lafı uzatmayayım:
Beni koynunda büyütene;
Aynı koyunda büyüdüklerime;
50 yıldır bana yoldaşlık edenlere;
Giderken hayır duasını esirgemeyenlere;
Kısaca herkese…
Teşekkür ediyorum…

***

Şiirle başladım, şiirle bitireyim…
Turgut Uyar olsun bu kez:
Evet önümüz bahardır biliyorum
Leylaklar açacak biliyorum
Kiraz da çıkacak yakında
İyi şeyler söylemek de gerek biliyorum
Sevgilim güzelim bir tanem biliyorum da
Şimdilik bağışla…

***

Hoşçakalın…

 

 

Share.

About Author

Gazeteci, Yazar. Jurnal.Net. Takip edin twitter veya instagram

Leave A Reply