Al Jazeera muhabirlerine 7 yıl hapis

0

Uluslararası kamuoyunun da yakından takip ettiği davada yargılanan ve iddiaları reddeden gazeteciler, pazartesi günü başkent Kahire’de hakim karşısına çıktı. Avustralyalı Peter Greste, Mısır asıllı Kanadalı Muhammed Fehmi ve Mısırlı Baher Muhammed isimli gazeteciler, Katar merkezli Al Jazeera (El Cezire) televizyonu için çalışıyordu.

Çalışanlarıyla ilgili iddiaları reddeden Al Jazeera Genel Müdür vekili Mustafa Souag, kararı “sürpriz” olarak niteledi ve Al Jazeera çalışanlarının serbest bırakılması için başlattığı uluslararası kampanyaya devam edeceğini kaydetti.

Al Jazeera İngilizce yayınlar servisi yöneticilerinden Al Anstey ise, gazetecilerin ‘ortada en ufak bir kanıt’ olmadan yargılandıklarını ve bundan sonra mantıklı olan tek şeyin, bu karardan geri dönülmesi olduğunu söyledi.

Tutuklu gazetecilerden birinin Avustralya vatandaşı olması nedeniyle, Canberra yönetimi de davayı yakından takip ediyor. Avustralya Dışişleri Bakanı Julie Bishop, mahkemenin bu kararının Mısır’ın demokrasiye geçiş iddiasını destekleyen bir adım olmadığını söyledi.

Al Jazeera çalışanı üç gazeteci, Mısır yönetimi tarafından ülkedeki büroları kapatıldığı için çalışmalarını sürdürdükleri Kahire’deki otelde Aralık ayında gözaltına alınmıştı.

Mısır’da mahkeme geçen hafta 10 aydır hapiste tutuklu bulunan bir başka Al Jazeera çalışanını serbest bıraktı. Abdullah Elşami isimli gazeteci, tutukluluğunu protesto amacıyla ocak ayında açlık grevine başlamıştı.

Gazetecilere cezaya Batı’dan tepki

Mısır’da aylardır yargılanan ve 7 ila 10 yıl hapis cezasına çarptırılan Al Jazeera çalışanları Peter Greste, Muhammed Fehmi ve Baher Muhammed hakkındaki karara çeşitli ülke ve örgütlerden tepki geldi.

ABD, Al Jazeera çalışanları hakkında çıkan yargı kararlarını kınadı. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, “Söz konusu karar, Mısır’daki demokratikleşme sürecine yönelik bir darbe” denildi.

Kararın bir gün öncesinde Kahire’de bulunan ABD Dışişleri Bakanı John Kerry de cezaların açıklanmasının ardından yaptığı yazılı açıklamada, kararı “ürpertici ve gaddarca” şeklinde tanımladı. “Yargı sürecinin birçok temel normunun yoksunluğunda” yürütülen bu davanın Mısır’ın dönüşüm sürecinde derin rahatsızlık veren bir gerileme anlamına geldiğini belirtti.

Kerry, Mısır hükümetinin son birkaç yılda verilen tüm siyasi mahkeme kararlarını ve mahkumiyetleri gözden geçirmesi ve af da dahil bu konudaki mümkün olan tüm iyileştirmeleri yapması gerektiğini belirtti.

Mısır’daki yargının bağımsız olmaması sebebiyle endişeli olduğunu açıklayan BM İnsan Hakları Yüksek Temsilcisi Navi Pillay, “Ülkede adaletsizlik bir norm halini alıyor” dedi.

’23 Haziran karanlık gün’

İngiltere merkezli Uluslarası Af Örgütü, mahkemenin kararının ardından 23 Haziran’ı ‘medya özgürlüğü konusunda karanlık gün’ ilan etti.

ABD merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü ise, “Bu karar profesyonel gazeteciliğin Mısır’da suç olduğunun kanıtıdır. Ayrıca basın özgürlüğünü ‘garanti altına alan’ anayasa için, harcanılan kağıda yazık” diye konuştu.

Hollanda Dışişleri Bakanlığı, büyükelçisini geri çağırırken, Avustralya Dışişleri Bakanı ise, ‘korkunç’ karar karşısında ‘dehşet içerisinde olduğunu’ ifade etti.

İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague da “Basın özgürlüğü istikrarlı bir refah toplumunun temel taşıdır” dedi.

7 ila 10 yıl ceza

Al Jazeera muhabirleri Peter Greste ve Muhammed Fehmi ‘yalan haber yaymak’ ve ‘terör örgütü’ ilan edilen Müslüman Kardeşler’e yardım etmek suçlamasıyla yedi yıl hapse mahkum edildi. Baher Muhammed aynı cezanın yanı sıra, ‘silah bulundurduğu’ iddiasıyla üç yıl daha ceza alınca cezası 10 yıla çıktı.

29 Aralık 2013’te Kahire’de kaldıkları otele düzenlenen polis baskınında gözaltına alınan gazeteciler, Müslüman Kardeşler’e yardım etmek, ‘yalan haber yaymak’, Müslüman Kardeşler ile işbirliği yapmak, sanıklara medya materyali sağlamak, bu materyalleri yazmak, internet ve Al Jazeera üzerinden yayınlamakla itham ediliyordu.

Operasyonlar sürüyor

Mısır’da Muhammed Mursi’nin devrilmesinden bu yana, yönetim Müslüman Kardeşler’e yönelik operasyonlar sürdürüyor. Hareketin önde gelen tüm liderleri tutuklandı.

Mursi’nin devrilmesinin ardından yeni anayasa hazırlandı ve Sissi, kendisini iktidara getiren seçimlerde büyük oy aldı. Ülkede bu yıl genel seçimler yapılması planlanıyor.

Share.

About Author

Her zaman doğru, daima net. Takip edin twitter veya instagram

Leave A Reply